Anne bağımlılığı, çocuklukta doğal olan bağlılık duygusunun yetişkinlikte bağımlılığa dönüşmesi durumudur. Bu durum, özellikle evlilik ilişkilerinde ciddi sorunlara yol açar. Annesinden ayrı karar veremeyen, her adımında onay arayan kişiler, evliliklerinde eşlerine karşı değersizlik, gerginlik ve mutsuzluk gibi olumsuz duygular yaşatabilirler.
Sağlıklı bir yetişkin, kendi hayatının sorumluluğunu alabilen ve kararlarını bağımsız şekilde verebilen kişidir. Ancak bazı bireyler, yetişkin olsalar bile çocuklukta öğrendikleri bağımlı ilişki biçimini sürdürürler. Hangi yemeği yiyeceklerinden tutun da evdeki küçük kararlara kadar her konuda annelerinin fikrini alırlar. Bu durum, eşler arasında gerilime neden olur.
Bağımlı kişilik yapısının temeli çoğunlukla 0-6 yaş arasında atılır. Özellikle aşırı koruyucu ebeveyn tutumu, çocuğun kendi başına deneyim kazanmasını ve sorumluluk almasını engeller. “Düşersin koşma”, “Ben yaparım”, “Üşürsün dışarı çıkma” gibi cümlelerle büyüyen çocuklar, yetişkin olduklarında tek başına hareket etmekte zorlanırlar.
Bu bağımlılık evlilikte şu şekilde ortaya çıkar: Bağımlı eş, annesinin onayını almadan önemli ya da önemsiz hiçbir kararı veremez. Eşinin düşüncelerinden önce annesinin fikrine başvurur. Bu durum, evlilikte eşler arasındaki bağı zayıflatır ve güven sorunlarına yol açar.
Anne bağımlılığıyla başa çıkmanın ilk adımı, kişinin bu durumu fark etmesidir. Ardından, yavaş yavaş kendi kararlarını alma ve sorumluluk üstlenme alışkanlığı geliştirmesi gerekir. Böylece hem bireysel özgürlük kazanılır hem de evlilik ilişkisi daha sağlıklı bir zemine oturur.
